• günün tek şarkılık özeti

    444.
    http://video.uludagsozluk.com/v/chinawoman-127104/

    #35966146 :)
  • hayallere sığmayan gerçekler

    5.
    siz ne düşünürdünüz öyle bir durumda ? bende sizden farkı bir şey hissetmedim. içimden geçen tek his ; hani ezel dizisinde kerpeten aliye dayı her oyun kurduğunda verdiği bir tepki vardı ya ;

    noluyo lan, noluyo lan.. sanırım o repliği de benim o halimden çalmış olmalılar.

    kapıyı açınca ehehehehehe tarzında bir şeyler söyledim. yüzümde engelleyemediğim bir gülüş vardı. hatta sonralarında aylin demişti ki bana ;

    - ben senin en çok o ilk gün ki gülüşünü sevdim. işte öyle bir gülüştü, geçti.

    alelacele odaya girdim üstümü değiştirdim. bir an eğer dün gece abime gitsem asla antalyada olduğum sürece bu eve gelmeyeceğim aklıma geldi. ve şu an o evde çok mutlu olduğum için kendimden utandım. ellerim cebimde çıktım mutfağa gittim. teyzemin arkadaşları gitmiş ama aylin kalmış ya da kalmak zorunda hissetmişti.

    aynı sofradayız ama ortak noktamız yok, her şeyden ziyade teyzem var konuşamıyoruz pek bir şeyde. ama anlattık işte otobüste denk geldiğimizi nerden birbirimizin yüzüne aşina olduğumuzu. daha sonra o anlattı antalyada bilmem nereyi biliyormuş ayın kaçında kimin konseri varmış hep bir sosyallik hep bir etkinlik peşinde maşallah dedim. tüm cesaretimi topladım ;

    - eğer dedim antalyada pek arkadaşın yoksa eşlik edebilirim bazılarında. gülümsedi.

    - yok dedi benim çok arkadaşım var burda ama sen kendini yalnız hissedersen bize katılabilirsin. hızlı bir şekilde ayağa kalktı tezgahın üstünde duran defterden bir yaprak yırttı üstüne bir şeyler karalayıp bana uzattı ;

    aylin , 0 532 ..... şimdi gitmem lazım dedi arkasını döndü ve çıktı evden. eminim ki evden çıkarken yüzünde gene o muzip gülümseme vardı.

    teyzem bana baktı bende bir şey yok der gibi başımı salladım. o sırada arayan abimdi ;

    - nerdesin sen ?

    - abi antalyadayım..

    - oğlum söylesene önceden diye bir fırça attı. istanbula indiğini saat 4 uçağı ile antalyaya geleceğini beni gelip teyzemden alacağını söyledi. kapattık telefonu.

    uçağı biraz rötardan sonra gelmiş. saat 18.30 gibi zil çaldı hadi aşağı gel diye aşağıdan bağırırken teyzemle pencereden hoş beş sohbet ettiler o esnada indim ben..

    - hadi hadi oğlum zaten uçak rötar yaptı akşam yemeğe gideceğiz hazırlanmam lazım sende düzgün bir şeyler seç eve gidince dolaptan diyerek hızla eve doğru yol amaya başladık.

    ben o yaz rakıya alıştım arkadaşlar...

    tabi yolda da evde de aklımda aylin var ne desem nasıl arasam. mesaj mı yazsam ? abim çapkın adamdı halden anlardı ona da danışabilirim diye düşünürken telefona bir mesaj geldi kelimesi kelimesine aynı şöyle yazıyordu ;

    - merhaba ibrahim eğer yorgun değilsen ve bir planın yoksa akşam eğlenceli bir yemek var, gel..

    gel.. yani gel demek değil mi ? elbette gönlüm gitmekten yana ama diğer taraftan abim benim adıma da gideceğimiz mekana rezervasyon yaptırdığını ve gelmezsem ayıp olacağını söyleyince bende şöyle yazdım ;

    - merhaba aylin, çok isterdim ama sözüm var. belki başka zaman.

    velhasıl hazırlandık evden restorana doğru yol aldık. abimin antalyada ki en yakın arkadaşının kızının doğumgünü imiş. kız benimle yaşıt üniversite 2 ye geçmiş o yıl. neyse dedim içimden başa gelen çekilir.

    bu arada abim dediğim adam benden 21 yaş büyük bir insan.

    neyse mekana gittik merhabalaşmalar beni tanıştırdı. bende mazlum efendi çocuk rolünü oynadım. esas kız birthday girl esra ile tanıştırıldım. mutlu yıllar dileyip masaya doğru geçtik. toplamda 14 kişilik sandalye vardı ve bizimle beraber 11 kişi masada idi. beklenen 3 kişi gelmemiş ya da gelecekti. ben iki duble rakının bana verdiği cesarete dayanarak ayline bir mesaj daha attım ;

    - istersen senin bildiğin bir mekanda sabah kahvaltısı yapalım, akşamı telafi etmez ama.. sonuna da gülücük eklemeyi unutmadım tabi.. uzun bir süre gözüm telefonda idi ne gelen ne giden bir şey yoktu.. yaklaşık 1 saat sonra ekran sarardı, aydınlandı, benim de dünyama güneş doğdu ;

    - şu an hastanedeyim sanırım yediğim bir şey dokundu, serum verdiler. sabah konuşuruz (gülücük - üzgün surat)

    geçmiş olsun elimden gelebilecek bir şey var mı diye yazsam da.. elimden ne gelebilirdi ki? o da cevap vermedi zaten. o esnada esra laf atıyor ben yalancı gülümseme taktiğimle cevap veriyorum ama kızla aramızda bir pozitif enerji oluştu. bana sorarsanız dostluk anlamında tabi..

    gece bitti.. evlere dağılırken esra benden cep telefonu numaramı istedi, antalyada olduğum sürece de hulusi abime verdiği kıymetten dolayı seve seve rehberim olabileceğini belirtti. teşekkür edip tekrar doğumgününü kutladıktan sonra ayrıldık. eve geldik abim içmeye devam ediyordu. ben ise çoktan pilot olmuş semada bulutların arasında dolaşıyordum. sabah nasıl bir yol izlesem, acaba aylin düzelmiş midir, çok mu aceleci davranıyorum gibi sorularla kendi zihnimi kurcalarken bir mesaj sesi geldi ;

    - sabah 8.30 da teyzenin evinin önündeki marketin kapısında buluşalım, tatlı uykular.

    - severek dedim, elbette..
    .
    #35959303 :)
  • hayallere sığmayan gerçekler

    4.
    neyse tanışma faslını geçtikten sonra belki 3 bilemedin 4 cümle falan konuşmuşuzdur. çok tutuk bir insanım ben tanışmalarda ; arap atı gibi son düzlüklerde açılıyorum eğer şans verilirse. okuduğu üniversiteyi söyledi, antalyaya halasının yanına gittiğini söyledi. biraz kafa dinleyip dönecekmiş falan.

    sonra o kulaklığını taktı walkmanin ben ise yola daldım. o kadar kibar bir insanım ki cam kenarı olan koltuğu bile vermedim ona.

    o zamanlar 19 yaşındaki bir genç yeni yeni cep telefonu ile tanışma şerefine nail oluyordu. bende deli yürek telefonu sh 888 vardı. onda da ona arada gelen mesajlardan anladığım kadarıyla motorolanın mavi eğri büğrü bir telefonu vardı. yani aklıma gelmedi değil hani numaranı ver görüşelim belki bir şeyler içeriz demek.

    ama her aklıma geleni söyleseydim bu yaşımı bile göremezdim sanırım. saatler geçti ve insan oturmaktan yoruluyor bir süre sonra. biraz uyuyayım dedim bunun kulağında hala kulaklık. okur gibi yaptığım kitabı ön koltuğun cebine yerleştirdim. ve gözlerimi kapatıp çocukluğumdan beri en iyi yaptığım şeyi ; yani uyumak için hayal kurma eylemini gerçekleştirmeye başladım.

    belki bir saat ya da biraz daha fazlası uyumuş olmalıyım çünkü sol omzumda yoğun bir ağrı vardı. uyanıp kendime gelince farkettim ki o ağrının sebebi aylin'miş. uyuya kalmış kız kafası omzuma düşmüş. hafif kafamı sola çevirdim saçları yüzümde idi. hem kabalık olacağından hem de sanırım o an orda uyuması hoşuma gittiğinden uyuma taklidi yapmaya karar verdim. o uyandı kendini toparladı belki bana bakmıştır o arada bilemem tabi. ben ondan 10 dakika sonra uyanmış gibi yapıp sahte bir gülümseme attım.

    yavaştan antalya il sınırlarına da girmiştik yanan otobüs ışıklarından anladığım kadarıyla. o esnada aklıma geldi daha ben abimi aramamıştım. telefonu çıkardım aradım ama karşıdaki ses beni tatmin etmedi, telefon kapalıydı. neyse atlar bir taksiye eve giderim.

    otogara girdik otobüs yavaşladı yolcular iniyor. aylin de kalktı. ama içim içimi yiyor ya al telefonu ya da not falan sıkıştır çantasına ; ne kaybedeceksin ki. tabi ki yapamadım öyle bir şey. iyi geceler dedi eyvallah size de dedim. indi kalabalık orta yaşlı bir grubun yanına doğru koştu ; sarılmalar, kucaklaşmalar.

    tabi ki orda bitmedi bu hikaye, ne yaparsanız yapın bazen önüne geçemezsiniz hiç birşeyin. bizim aylinle hikayemiz de sanki öyle kurgulanmıştı.

    bende tek başıma mal gibi gerine gerine taksi duraklarına doğru yürümeye başladım. atladım bir takisye abimin adresini verdim şükür yakındı 10 lira yazmadan gelmiştim. zile bastım bir kaç kez açan yok. o bu derken birisi kapıyı açtı adamla beraber 5. kata çıktım. o kadar zile bastım ki umutsuzlukla yan komşusu çıktı ;

    - oğlum dedi hulusi beye geldiyseniz o dün almanyaya fuara gitti. yarın sabah dönecek türkiyeye. hımm diyebildim önce sadece sonra kendimi tanıttım. iyi geceler dileyip çıktım apartmandan. sonra annemi aramak sonunda aklıma geldi. dedim böyle böyle. o da bana tabi ki teyzeme gitmemi önerdi. teyzemin ev numarasını aldıktan sonra teyzemle konuştum bir taksi çevirip oraya doğru yol aldım. neden teyzeme gitmek istemiyordum ;

    çünkü nerdeyse çocukluğum eniştemin omuzlarında geçmiş , eniştem ise geçen yıl vefat etmişti. bende ki yeri dolmamakla beraber evine gitmek acıları canlandıracak ve eminim bizi ağlatacaktı. o yüzden seçenek bile değildi eğer abim evde olsa idi. ama dışarı da kalacak halim de yoktu.

    teyzeme gittim önce karnımı doyurdu hoş beş sohbet derken uyuyalım dendi. küçük kuzenimin odasına ekstra bir yatak açıldı. onunla biraz sohbet ettikten sonra uykuya daldım.

    sabah evde sıcak simit kokusu kalabalık bir grubun gürültülü kahkahalarına uyandım. bir ara rüya falan görüyorum sandım da içeride teyzemden hariç tanıdık bir ses daha vardı. ben rüya gördüğümü varsayıp yastığı kafama gömüp biraz daha uyumaya devam ettim. saat kaçta kalktım o sesi duydum kaç saat daha uyudum bilemiyorum ama yavaştan evden ayrıldıklarını anladım misafirlerin. kalkıp yüzümü yıkayıp kahvaltı edeyim bari dedim. gözümde gözlükler olmadığı için koridorun sonundaki şahısları göremedim ama bizim kapı tam koridora açıldığı için ;

    - günaydın diyerek lavaboya hareket ettim. teyzem de beni misafirlerine tanıştırıyordu ;

    istanbuldaki ablamın oğlu vb vb.

    elimi yüzümü yıkadım saçımı biraz düzellttim derken kapıyı açtığımda gözlüksüz de olmama rağmen bu kadar yakından bir insanı tanımama ihtimalim yoktu.

    karşımda aylin vardı. kanlı canlı iki eli hafiften yana açılmış yüzünde eksik olmayan gülümsemesi ile bana bakıyordu ben ise sanki bir hayale..
    #35958229 :)
  • hayallere sığmayan gerçekler

    2.
    yıl 1999..

    temmuz ayının ortası idi. üniversitede hazırlık yılı bitmiş ben ingilizceyi zar zor vermişim, önümüzdeki senenin daha güzel geçeceğine dair hayallerle kendimi avutuyordum. o zamanlar parayla pek alakalı olmadığım için devletin verdiği burs sağdan soldan biriktirdiğim bir kaç kuruş para ile ; mahalle arkadaşlarıyla vakit geçirip zaman öldürüyoruz. hep takıldığımız yıkık evin duvarında ben, oktay, eyüp vakit geçirip sigara içerken köşeden bizim raif kıpkırmızı bir şekilde koştura koştura geldi. önce soluklandı sonra da ;

    - oğlum ferah evleniyormuş lan dedi. hangi ferah dedim raif ?

    - lan işte eski sevgilin dediği anda ben raiften de kırmızı oldum. ferah 2 yıllık sevgilimdi ve 4 ay önce ayrılmıştık. sonra bende aramadım o da aramadı. meğerse benden sonra hızlı davranmış hemen bizim ordaki beyaz eşya dükkanının sahibinin oğlu ile işi pişirmiş ve yıldırım hızıyla yapılan nişandan sonra yıldırımdan da hızlı bir düğün yapmaya karar vermişler. çünkü ferah hamile imiş. tabi bu kısımları duymak beni oldukça etkilemişti. çünkü bırakın sevişmeyi öptüğüm bile sayılı idi ferah'ı..

    üzülür müsün sevinir misin bilemiyor insan o an'da.. neyse gece oldu bizim çocuklarla 2 şer tane kırmızı tuborg aldık arabada ümit besen ;

    nikahına beni çağır sevgilim eşliğinde içtik. o zaman alkol eşiği de yok hafif matiz olduk. dedim ki ;

    - ben yarın gidiyorum beyler. nereye gidiyorsun diye sordular ama bende bilmiyorum ki. tek derdim sabah olsun evden çıkayım otogara gideyim yeter ki o düğün günü bu mahallede olmayayım. çünkü genciz kanda deli akıyor içersin gider olay çıkartırsın. hakkımız olmadığını bugün çok net görüyorum ama o zaman ki halime gelin de anlatın.

    neyse eve gittim ağzımın sigara ve alkol kokusundan dolayı kallavi bir anne bedduası aldıktan sonra uyudum. sabah oldu kalktım sırt çantama 2 kot 3 5 t shirt iç çamaşırı falan atıp fermuarı çektim. oturudum kahvaltı sofrasına ama ağzımdan lokma geçmiyor. dedim ki ;

    - anne ben gidiyorum. nereye oğlum dedi kadıncağız..

    - valla şu an net bilmemekle beraber büyük ihtimal antalya ya da eskişehir olabilir.ferah evleniyormuş bu haftasonu dediğimde lafımın üstüne laf söylemedi. gidince ara dedi sadece. neyse evden çıktım hareme gittim. antalyaya giden bir kaç firmaya sorup olumsuz cevap aldıktan sonra yanıma bir değnekçi yaklaştı ;

    - kardeş antalyaya mı gideceksin dedi. evet abi dedim. 1 saate kalkacak bir otobüs var gel bilet işini halledelim dedi. eyvallah dedim ama içerdeki adamla baya konuştular en son bileti getirdi benden parasını aldı ve gitti. şanslı günümdeyim dedim. çünkü antalya da bir kuzenim yaşıyordu ve eskişehirdeki tüm kuzenlerime tercih edebilecek kadar seviyordum.

    otobüs firmasının önünde beklerken beni istanbuldan uzaklaştıracak otobüs ileride gözüktü. yanaştı gittim koltuğa oturdum. yanımda boştu.. ohhh dedim gerile gerile uyuyarak giderim. çünkü uzun bir yol vardı önümde ve saat sabahın 10 u idi. muavin elinde listesi biletli yolcuları kontrol ederken benim olduğum koltuğa ve biletime bakıp kısık sesle biletçiye küfür etti gitti şoförle konuştu geldi biletimi geri verdi. ne olduğunu anlamadım çok da önemsemedi. ne de olsa istanbul il sınırlarını geçmiştik.

    ama hayatımın büyük bölümünü etkileyecek tanışmanın izmit otogarında olacağını söylese idi birisi asla inanmazdım.

    izmit otogarına girdik ; 5 dakikaya kalkılacak uzaklaşmayın dedi muavin. indim hemen bir sigara yaktım. daha sonra otobüse binip koltuğuma ilerlerken baktım ki yanım dolmuş ;

    kumral saçlı, hafif çilli, türkiye standartlarına göre uzun ve oldukça güzel bir kız oturuyordu. hemen hemen benim yaşlarımda. özür dilerim geçebilir miyim dedim yanınıza. ayaklarını çekti cam kenarına oturdum. o an muavinin neden söylendiğini anlamıştım ;

    -biletçi bana bileti satarken kadın yanı olduğunu biliyordu. ama neden orda ki değnekçi sanki ben son kişiymişim gibi yardımcı olmuştu onu hiç anlamadım. velhasıl kıza döndüm ;

    - ya kusura bakmayın lütfen eğer yanınızda oturmam rahatszılık verecekse konuşayım muavinle gerekirse ara merdivenlerde otururum dedim. sadece gülümsedi.

    - ilk defa birinin gülüşünde gökkuşağını görmüştüm.

    sonra otobüs hareket etti. muavin geldi o da kızdan özür diler bir halde kısa ve etkili bir konuşma yaptı ;

    - biletçi arkadaşımız hata yapmış kusurumuza bakmayın, falan filan. kız gene sadece gülümsedi. sonra muavin gitti derken bu birden bana döndü elini uzattı ;

    - merhaba ben aylin dedi..
    #35957993 :)
  • hayallere sığmayan gerçekler

    1.
    hayaller kurarız. en olmayacak şeyleri bile katarız o hayallere ama bazen öyle şeyler başımıza gelir ki hayallerden bile olanaksız gördüğümüz. o durumun tabiridir.
    ..

    esas konuya gelirsek dün bir şeyler karalıyordum moderasyon başlığı beğenmediği için silmişti. şimdi bu başlığı anlatır bir şekilde burdan yazacağım izinleri olursa. *
    #35957982 :)
  • uludağ sözlük

    20762.
    moderasyon yanda atatürkün anasından girip bacısından çıkanlara , sevmesem de tayyibin kızı ile cinsel münasebtte bulunanlara, allahı şekilden şekile sokup, allaha inanmayanları türlü türlü şekillere sokup çoğaltanlara karışmazken benim yazdığım üç satır hikayenin başlığını kaldırıyor ?

    tanım deseniz tanım yapmışım. kimseye tek bir küfür etmemişim. ne zorunuza gidiyor pardon ? bir zahmet bir açıklama yapsanıza ? normal bir şey yazmamız bu kadar mı ağırınıza gidiyor ?

    size tek cümle ile laf sokma modunda hayırlı forumlar dilerim...
    #35954094 :)
  • yağmurla iyi giden şarkılar

    27.
    http://video.uludagsozluk.com/v/adamın-ağzına-sıçan-şarkılar-39540/



    jehan barbur - gidersen
    #35953172 :)
  • günaydın sözlük

    2531.
    günaydın sözlük.

    bu saatleri çok seviyorum.
    #35953164 :)
  • filli boya 8 mart dünya kadınlar günü reklamı

    10.
    tüylerim diken diken, gözlerim dolu dolu izlediğim reklamdır.

    düşünüp çekenlerin ellerine sağlık.
    #35950957 :)
  • açık oylamasını istediğiniz yazar

    1.
    girdiğiniz entryleri açık oylamasını istediğiniz yazardır.

    bu kalabalık sözlükte denk bile gelmeme ihtimaliniz vardır.

    ama yine de sabah bildirim ikonu kıpkırmızı iken heyecanla açıp arayabilir gözleriniz.
    #35950906 :)
  • rte ile asansörde mahsur kalınca yapılacaklar

    4.
    Dudaklarına yapışılır. Nefesi kesilerek ülke refaha erdirilir.
    #35949769 :)
  • berkin elvan ın ailesi

    6.
    Rahmetli berkin elvanın mensubu olduğu ailedir.

    Şimdi burdan Uludağ sözlük moderasyonuna sesleniyorum ; Uludağ sözlük moderasyon başlığı sol frame gelmiyor neden acaba ? Eleştiri sıkıntınız mı var ?

    Hüseyin avni çoş ile ilgili açılan başlık anında siliniyor ama Berkin elvana, anasına ailesine sövmek fikir özgürlüğüne giriyor.

    Batsın çifte standartınız..
    #35946626 :)
  • sözlük yazarlarının itirafları

    175943.
    hep loading diye diye kendimi kandırıp zamanı izledim durdum. neyse o değil de ;

    yaş 37 inadına loading amk. illa yüklenecek bu hayat.

    bir de hayırlı geceler arkadaşlar.
    #35943213 :)
  • adana limanının güzel resimleri

    7.
    girip güzel olmayan fotoğrafımı var diyecektim ki gene de diyorum adana limanı da güzelmiş. *
    #35943112 :)
  • sadikin hidayeti vs liana

    2.
    sevilen filmin serisi gibi olan vs.
    #35942695 :)
  • liana

    59.
    nickaltı çerçi pazarına dönen yazar.

    olayı idrak edemedim hala ben ama şu an ilk üç bölümü anlaşılmamış ama ileride kült olacak diziyi izler gibi hissediyorum kendimi.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/1353837/ +
    #35942650 :)
  • tekrar başlaması istenen diziler

    279.
    süper baba
    yeditepe istanbul
    fringe
    how i met your mother
    #35942450 :)
  • yatalak dedenin ölmesi

    17.
    yatalak dedenin ergenlerin elinden kurtulmasıdır.

    mizah bir yere kadar da bunları yazan arkadaşların hiç yatalak dede ya nineleri oldu mu ? genç yaşlarında o bedeni kaldırmaya çalışıp yatalak dedesinin çişini yapmasına yardımcı oldular mı ?

    gene genç yaşlarında o ağır bedeni kaldırıp indirmekten dizleri hasta oldu mu ?

    deprem zamanında 7 kat indirmek zorunda kaldınız mı sırtınızda ?

    donuza alsak yetmiyor her gün ayrı bir anlamsız geyik. çünkü başlık yan tarafta hortluyor.

    sonra aklıma anneannem geliyor hepinize ağız dolusu küfür ediyorum. olsanız üstüne döverim de gücüm yeterse.

    bence mizahınızı alın başka bir yerde yapın.

    dedeleriniz ya da nineleriniz değil de umarım bu geyiği yapan kim varsa bununla kendisi yüzleşmek zorunda kalmaz bir gün.

    bu da iyi dilek temennim.
    #35942287 :)
  • gracestorm

    2.
    gol sevincimle gelip taşak geçen beşiktaşlı yazar.

    (bkz: 6 mart 2017 antalyaspor galatasaray maçı/#35941884)

    biz kemik atmıyoruz da bazı taraftarlar tineri çok kaçırıyor.
    #35941988 :)
  • 6 mart 2017 antalyaspor galatasaray maçı

    37.
    golll ulannnn golll...
    #35941855 :)
  • yeni şeyler getiriyorum