• aydinoglu 6

    17.
    bildiğin asosyal, çoğumuzdan farksız aslında. bugün bir mesaj attım yorulmadın mı silinip gelmekten çok mu yalnızsın diye. sanırım bağyan olmadığım için ilgilenmedi. sol framede başlıklara tıkladığımda da mübarek bütün gece cinsel içerikli bütün başlıklarda başrolde. şu an bende uyandırdığı görünümü ;

    sözlük yazarı görünümlü seri katil. hele o evet kelimesini kullanmıyor mu amanın içim ürperiyor. hani oytunkaranda kullanıyor hatta siyasi görüşüm tam zıt ama adam da eğlenceli duruyor. bu adam da soğuk.

    şu andan sonra en büyük korkum beni ip adresi vb bir yerden bulup gece elinde bıçakla karşımda oturmuş bir şekilde gözlerini belerterek ;

    ben geldim, evet demesidir.
    #35915035 :)
  • intihar notuna yazılacak tek cümle

    1328.
    üstü kalsın.
    #35914748 :)
  • unutulmaz film replikleri

    9133.
    carlito'nun yolu filminde carlito cezaevinden yeni çıkmış içeri girmeden sevgilisi olan gail'in peşine düşmüştür. gail nazende, nazenin bir hatundur ve en büyük hayali broadwayde bir müzikalde oynamaktır. fakat hayat ve kader ikilisi onu dansçı yapmış fakat gail en fazla bir striptiz kulübüne kadar yükselebilmiştir. hayatını idame ettirmek için ağzından salyalar akıtan erkeklere dans etmek zorundadır ve elinden gelen başka bir şey yoktur. neyse akabinde carlito gail'i bulur kapısına dayanır hatırladığım kadarıyla zincirli kapıyı bir omuz darbesi ile kırar akabinde büyük aşıklar sevişirler. sevişme bittikten sonra konuşurlarken gail kendisi ile ilgili şu öz eleştiride bulunur ;

    -bir hayalim vardı ve uyanınca ondan nefret ettim...

    ilk defa 2001 de izlemeye nail olduğum ama her daim ilk sırada yer alan carlito's way aslında tüm replikleri ile de oldukça hoş bir filmdir.
    #35914322 :)
  • 3 mart 2017 barcelona cska moskova maçı

    10.
    bahisçilerin barcelaona allah belanı versin nidalarıyla izlediğine emin olduğum maç. tabi adamlar elendi yapılsın şikeler gelsin paralar. bir periyotta 4 atan barcelona maç sonu geçen sezonun şampiyonu cskayı yenerse de tam cuk oturur bu yorum.
    #35914191 :)
  • ilişki

    87.
    en güzeli olmayanıdır.

    olmayan bir ilişki ; sizi gereksiz yere strese sokmaz, maddi ve manevi yükümlülük altında bırakmaz. insanoğlu zaten yalnız doğup yalnız ölmeyecek mi neyin telaşı bu ilişkiler ? sevelim, evlenelim, çocuk yapalım.. sonra mal sahibi olalım o çocuk büyüsün. büyümesin lan hiç olmasın, malımız da olmasın sadece kendi hayatımızı idame ettirelim.

    çok mu ilişki yaşamak istiyoruz ; adına elektrik diyerek sevişelim bitsin, gitsin. ne gerek var bir insanı seviyorum diye onun tüm sülalesini de dertlerini de sahiplenmeye.

    yalnızız, yalnız öleceğiz.
    #35914103 :)
  • 3 mart 2017 barcelona cska moskova maçı

    2.
    patır kütür sayı olacağını düşündüğüm maçtır. barcelonanın playofflara kalması nerdeyse imkansız cska da dünkü real yenilgisinden sonra liderlik için saldıracaktır. sakat durumunu bilmiyorum ama barcanın 80 leri cskanın 90 ları bulacağını düşündüğüm maç.
    #35913406 :)
  • ayyaş denilince akla gelen ilk isim

    146.
    bizim ümit diye bir arkadaş vardı rakıyı falan kafası güzel olunca alıp direk şişeden kafaya dikerdi. ilk sırayı ona verebilirdim ama kendim ve çevremi düşününce belki de haksızlık ediyor olabilirim çocuğa. amcamdan tutup bir tane amca çocuğuma en yakın arkadaşlarıma kadar herkes alkol içmekten ziyade fırsat bulsa ekmek banıp yiyecekler o derecede ayyaşlar.

    bu arada burdan atatürke laf sokup trollük yapmaya çalışan ya da ne bileyim ironi yapmaya çalışan bazı yazarımsılar size mi soracaktı lan adam içerken. ateş olsanız cürümünüz kadar bile yer yakamazsınız.
    #35913327 :)
  • sözlük yazarlarının geçirdiği kazalar

    58.
    4 yaşında bahçede oynarken düşmüşüm ; kolumun köprücük kemiği kırılmış.

    9 yaşında araba çarptı sağ bacağım kırıldı. 4 ameliyat geçirdim 4 yılda zor düzeldi.

    24 yaşında başka birisinin kullandığı arabada altı takla attık. belimde stabil kırık oluştu. 6 ay korse ve merdivensiz bir hayat yaşadım.

    25 yaşında kendi kullandığım araba takla attı ; bir şey olmadı.

    29 yaşımda kullandığım arabaya kamyon çarptı ; bir şey olmadı.

    üç arabalı kazadada arabalar pert oldu.

    sonuç olarak ; kullandığım arabaya binmemeniz önerilir.
    #35913240 :)
  • istanbul trafiği

    434.
    Senin ta amına koyayım trafik dedirten trafik benZeri bir şeydir. Cuma günleri tüm sülalesini katabilirsiniz. Gün boyu gergindim iyice gerdi beni. Hele ki emniyet şeridini gereksiz kullanıp hak yiyen orospu çocukları da mevcutsa iyice çekilmez olur..
    #35911313 :)
  • kızlarla tanışma taktikleri

    27.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1350712/+
    #35908288 :)
  • poyraz karayel

    1205.
    en çok seninle bağdaştırdığım dizi.

    ulan finalini beraber izleyecektik. söz vermiştik 1 ay önce hastane tostu kıvamında tost yapan bir yerde buluşalım demiştik. artık bunca yılın üstüne bizde bu dizi finali ile son defa veda edelim demiştik birbirimizi, hiç görmemek bir daha görüşmemek üzere. ne kadar benziyorduk biz o ilk sezondaki belki 2. sezonun ortasına kadar olan poyrazla ayşegüle.. biz yaşamadık mı bu sahneyi bu sinir krizlerini.. kaç kere istemiyorum dedikten sonra arkamdan ağladın ben kaç kere sana bir daha gelmeyeceğim dedim. defalarca izledim..

    http://video.uludagsozluk.com/v/poyraz-karayel-167102/



    ya da mesela bak biz bunlar değil miyiz ? kaç defa bu sahneler geçti aramızda seninle ? sana defalarca sormuşumdur değil mi neden burdasın eğer beni sevmiyorsan ? bu sahne ile bir 35 lik içmişliğim vardır sanırım seni düşünüp...

    http://video.uludagsozluk.com/v/poyraz-karayel-167103/



    bu dizi o kadar motto olmuştu ki aramızda ben sana bundan 1 yıl önceki kavgamızda sanırım sen ayşegül değil anca songül olursun demiştim de sende geçen bana o sözü unutmadığını söylemiştin ya. aslında ağır küfürdü sana göre.

    izledin mi merak ediyorum. izledin di mi. ama ben izlemedim. çünkü biliyordum ayşegülün öleceğini. sende öldün zaten di mi nasıl izleyeceksin ki ? aslında okuyan kişi burda ironi yapıyorum ölen yok yani en son hayatta idi. yani benim için öldü demek. o defteri kapattık çok oldu demek. ama veda lazımsa bu gece lazım.

    hepsi bu..
    .

    diziye gelirsek bence ilk sezonu türk dizi tarihinin efsaneleri arasındadır. oyuncu seçimleri, karakterler, mizansenler, oğuz atay, aşk, ölüm her şey vardı. sonra bugüne geldik ayşegül öldü. şaşırtıcı bir finalde olmadı zaten haftalar önce belirtmişlerdi böyle biteceğini.

    biri ölecek biri delirecekti. kim oldukları belli değildi.

    mutlu da olamazlardı ki zaten mutlu aşk yoktur.

    ama sayın ethem bey oğuz atay üzülmüştür ben size söyleyeyim.

    gene de güzel dizi idi. sevdim lan ben hepsini. songülü bile.

    güle güle poyraz karayel, sana da güle güle..
    #35895454 :)
  • masumiyet müzesi

    281.
    en sevdiğim bölümü 'bazan' olan, okurken kendimi yaşadığım bir kitaptı. öyle de sevdik diyebileceğim sohbeti geçtiğinde..

    bazan..

    bazan füsunun hayallere daldığını yüzünden anlar, onun hayal ettiği ülkeye gitmek ister, ama kendimi, hayatımı, ağırlığımı masada oturuşumu çok umutsuz bulurdum. bazan sofradaki eşyalar gözüme dağlar, vadiler, tepeler, platolar ve çukurlar gibi gözükürdü. bazan televizyondaki gülünç bir şeye bir an hep birlikte gülerdik bazan hepimizin aynı anda televizyondaki şeye yoğunlaşmamız, bana, bizim için küçültücü bir şeymiş gibi gözükürdü. bazan komşu çocuğu ali'nin füsunun kucağına tırmanması, ona sokulması sinirimi bozardı. bazan tarık bey ile erkek erkeğe ve alçak sesle, ekonomik durumun püf noktalarını bir kumpas, hile ve kurnazlık havasıyla konuşurduk. bazan füsun üst kata çıkar ve bir süre aşağı inmez, bu da beni mutsuz ederdi. bazan telefon çalar, yanlış numara çıkardı. bazan "gelecek salı ya size kabak tatlısı yapacağım" derdi nesibe hala. bazan futbol şarkıları söyleyen üçlü-dörtlü bir genç kalabalığı bağırıp çağrışarak yokuştan aşağı iner, tophane tarafına giderdi. bazan füsun'un sobaya kömür atmasına yardım ederdim. bazan mutfağın zemininde bir hamamböceğinin telaşla koşturduğunu görürdüm. bazan füsun'un masanın altında ayağını terliğinden çıkardığım hissederdim. bazan bekçi, düdüğünü lam bizim kapının önünde çalardı. bazan füsun, bazan ben yerimizden kalkar, saatli maarif takvimi'ndeki unutulmuş yaprakları tek tek yırtardık...
    #35893209 :)
  • 37 yaşında olmak

    8.
    her yaştan farksızdır.

    geçmese dersin keşke hep bu yaşımda kalsam. hatta hayatımın en güzel yaşı bile dersin. çünkü en güzel gün ; sağlıklı olarak nefes aldığın gündür ve o günde ; bugündür.

    insan gün geçtikçe idrak eder doğruları ve ne yazık ki doğrular her yaşta değişkendir. 37 yaşında kendi doğruları vardır illa ki.. biraz arada kalmış bir yaştır; ortada desek daha doğru..

    ne gençsin çok fazla ne de asla yaşlı diyecek kadar yaş almamışsın..

    37 yaş ; hayatın benden aldıklarına bakarsam fazlaca ekside olduğum bir yaş belki de 38 i denemek lazım..
    #35892869 :)
  • galatasaray

    19081.
    ali sami yende ya da aslantepede attığı beraberlik golüne hiç sevinmediğim takımdır. sadece yenersek arş bizimdir.

    yıl 1987 ağır geçen bir kışın ardından daha çekilir, yaşanılır bir mevsim yaşanıyordu. büyüyordum henüz 6 yaşımdan gün almış heyecanla 7 yaşımı beklemekteydim. bazen belirtiyorum ;

    evet babasız büyüdüm ben. bence babasız büyüyen çocukların en önemli sorunlarının başında hangi takımı tutacağı da yer alıyor bu ülkede. yoksa diğer kısımları sevgili annem hep halletmiştir. benim canım annem.

    o dönemlerde fenerbahçe fırtına gibi esiyor beşiktaş ise yeniden yapılanmaya giden bir takım sanırım bizim 1987 de yaşadığımız şampiyonluktan sonra gordon milne ile lige ambargo koyan takım beşiktaş. üç sene üst üste şampiyon.

    mahalle baskısı bazen çocuklarda olmadık problemler ve sorunlar yaşatıyor. bir gün mahalllede tek kale maç yaparken sinan diye bir arkadaşım sordu ;

    - ibrahim sen hangi takımı tutuyorsun ya ?

    bir cevap veremedim. akşamında anneme sordum ben hangi takımı tutmalıyım diye? kadın da bir cevap veremedi.

    benim annem ben ilkokula başladığım yıl benimle beraber defter tutup okuma yazmayı benimle beraber öğrenen bir kadın. o dönem istanbul da ingilizce öğretmenliği okuyan ablam öğretti ikimize de okumayı ve yazmayı. sağolsun iyi ki varlar. şimdi o kadın ne desin ki bana ;

    - ertesi gün pazartesi pazarı var ben sana forma getireyim istediğini beğen dedi. sağolsun. neyse bu pazar gidince o zamanın tüylü formaları iki tane alıp geliyor. sanırım beşiktaş forması bitmiş, bilinçli ya da bilinçsizce fenerbahçe ve galatasaray forması alıyor.

    ilk defa o zaman aşık oldum iki renge ; sarı ve kırmızı. formamı giydiğim gibi mahalledeki çocuklarının arasına katıldım. kazara fenerbahçe sarı kırmızı formaya sahip olsa bugün fenerbahçeli idim. neyse ki sarı kırmızı forma galatasaraymış. ben o gün galatasaraylı oldum. severek, isteyerek, aşık olarak.

    fakat kocaman bir handikap ; ya ben galatasarayı tuttum ama 14 senedir şampiyon olamamış takım. bendeki şanssızlık diye nitelendirdim çocuk aklımla.

    o sene galatasaray son maçında eskişehiri yendi. 14 sene süren bu çile o sene benim galatasarayı tutmamla değişti. bu sefer şans benden yana idi ve doğru karta oynamıştım. sanırım rahmetli ve çok saygıdeğer jupp derwall takımda ve mustafa denizli yardımcısı idi. yanlışsam düzeltin. ve ilk defa öğrendiğim tezahürattır ;

    http://video.uludagsozluk.com/v/galatasaraylı-olma-nedenleri-44559/

    (seni sevmeyen ölsün) tribünde liderimiz nam-ı diğer ; tecavüzcü çoşkun abimiz...

    ertesi sene bilmediğimiz bir mecra ; şampiyon kulüpler kupası. galatasaray bir bir turları geçiyor ama isviçrede neuchetal xamaxa 3-0 yeniliyoruz. o dönemlerde hep beraber izlenirdi bu tarz maçlar. ve ben çocuğum daha. herkes dedi ki elendik yenildik buraya kadarmış. bakkal muhittin amcaya döndüm ;

    - şansımız yok mu muhittin amca dedim o da bana anca istanbulda 4 farklı yenecek de öyle geçecek turu dedi.

    çok dua ettim allahım 5 farklı yenelim lütfen elenmesin diye. ve istanbulda muhteşem 5-0 lık rövanş. uğur attı, tanju attı. biz yendik mahallede bayram havası. aslında neyin şampiyonu olduğumuzu bile bilmeden muazzam bir sevinç gösterisi. akabinde monacoda kral krallığını gösterdi öncesi yada sonrası hangi maç hatırlamıyorum ama prekazi muhteşem serbest vuruşu ile gönülerrimizi mest etti. o geceden hatırladığım tek şey ;

    rahmetli teyzem bizde idi ve bu çocuk delirmiş dedi.

    bir sonraki turda bize yetiştiridiği en değerli futbolcuyu veren steau bükreş bizi 4-1 ve 1-1 lik skorlarla eledi. ama galatasaray bana verdiği sözü tutmuş ve xamaxa 5 atmıştı.

    bir çocuk için yeterdi.

    yıllar geçtikçe bağımız arttı. tanju gitti üzüldüm, semih gitti üzüldüm. ilkokulda daha 3-0 önde olduğumuz fenerbahçe maçını 4-3 kaybedince üzüldüm. ama sevmeyi bırakmadım çünkü aşk böyle bir sevgili arkadaşlar.

    ve gençliğimde çok aşikardır ki beni hep mutlu etti. şampiyonluklar kupalar sonra başka spor dalları.

    6-0 yenilirken en yakın fenerbahçeli arkadaşımla izledim. 4-0 ken istersen çıkalım abi dedi, yok dedim tadını çıkar daha golünüz var. biz saygıyı öğrendik bu cemiyette sevmeyle birleştirdik. aşk oldu. futbolda sayısız kupalar, şampiyonluklar, kırılması yıllar alacak rekorlar. akabinde ;

    aman allahım 2009 da galatasaray bayan basketbol takımı eurocup kupasını kaldırırken ordaydım , 2014 de ekaterinburgda fenerbahçeyi yenip euroleague kupasını kaldırırken o salonda idim. 26 yıl sonra galatasaray erkek basketbol liginde kupayı banviti seride 4-1 yenip kaldırırken o salondaydım, namağlup cskayı yenerken ilk yarının sonunda hala inancını yitirmeyip tek bir salon gençlik marşını okurken o salonda idim. ne büyük ne ışıltılı ne muazzam anlardı.

    https://www.youtube.com/watch?v=lpc4HOQfAcE +

    ben çocuktum galatasaray benim babamdı. ben ne zaman sıkışsam ona sığındım. ne zaman sığınsam o bana kucak açtı. sonra hayat girdi araya bazen uzaklaştık. bazen sevmedik. bazen uzak durmak zorunda kaldık. ama şarkıda söylediği gizli aşktı söyleyemedim bazen kimseye ama uzak ara sevmeye devam ettim.

    http://video.uludagsozluk.com/v/bloody-crescent-in-gizli-aşkı-98507/



    sadece seviniz.. olduğu gibi olduğu kadar.
    #35876176 :)
  • 27 şubat 2017 galatasaray beşiktaş maçı

    181.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1347513/+
    #35872525 :)
  • lunna

    26.
    Büyük ihtimalle entrylerini kışın pek uğramadığı çiçekli ve güneşli bir bahçeden, mevsimin bahar olduğu bir Ege kıyısından yazıyor.

    Garip bir huzur var kelimelerinde polyanna misali değil de heidinin koştuğu kırlardaki yeşillik misali.

    Yazadursun efendim, takip ediyoruz.
    #35872043 :)
  • yazarların ilişki durumunu en iyi anlatan görsel

    220.
    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1347119/+
    #35868728 :)
  • aşk

    15888.
    aşk ; gece iken karşındakinin gözlerinde gökkuşağını görmektir. her bir rengini ayrı ayrı farkedebilmek. her bir rengine her gün yeni anlamlar yükleyebilmektir.

    zordur vesselam o yüzden bulunca insan kaybetmek istemez.
    #35865496 :)
  • pişmiş tavuğun başına gelmeyecek şeyler

    3.
    aslında her şey dün gece çok normaldi. ta ki saat 23.18 i gösterene kadar. arayan ortağımın kardeşi idi ;

    -abi maltepede arabam bozuldu. tamirci geliyor ama arabada yarın ki seminerde satılacak 300 kitap var. onları gelip alır mısın?

    ben alkollü olduğumu düşünüp bir daha ehliyeti kaptırmaktansa ekstra iyilik yapıp çekicisi olan bir komşumu alarak olay yerine gittim. araba çekiciye yüklendi, kitaplar tamircinin arabaya yüklendi ve tamirci beni kapımın önüne kadar bıraktı. benim arabama yüklendi kitaplar. eve çıktım biraz oturup uyudum. sabah erken kalkıp kitapları seminere götürmek gibi bir derdim vardı ama artık.

    neyse sabah kalktım direk bostancıya doğru hareket ettim. ortağımı arayınca bostancı değil de pendikte ki otelde seminerin olduğunu öğrenince o an bir şeylerin ters olabileceğini düşünmeliydim. neyse pendiğe gittim stand kuruldu kitap satışı başladı akabinde elemanlar gelince ben aynı semtte oturan arkadaşlarımı ziyaret etmeye hem de geç bir kahvaltıyı aradan çıkarmayı düşündüm. bir de bebeklerine dolap almışlardı yardım edeceğime söz vermiştim kurarken o da aradan çıkar diye düşündüm.

    gittim dolabın %80 i kuruldu kahvaltı edildi. vidalamanın şarjı bitince yarın akşam hem maçı izlemeye gider hem de kalan eksiği tamamlarız dedik. saat 15.00 sularında gece zaten orda kalmış bir arkadaşımla çıktık. onu metroya bırakacak kendim de eve geçip dinlenecek, sözlüğe girecek belki 3 5 maça bahis yapıp ertesi güne hazırlanacaktım.

    öyle olmadı.

    arabanın benzini bitiyordu ve arkadaşıma bu arabaya benzin alana kadar sende dur dedim. en son maltepe e 5 de bir benzin istasyonuna girdim. yanaştım ve her zaman ki gibi ;

    - 100 liralık yakıt lütfen dedim. ve günün gidişatını değiştiren bağırtıyı duydum arkadan ;

    - amına kodumun çocuğu naptın sen?

    arabadan çıkınca arabaya dizel yerine benzin koyduklarını farkettim. sakince pompacıların kapışmasını izledim. sonra arabayı çalıştırmadan boşa alıp sağa çektik. bir dayıyı çağırdılar. dayı elinde bir hortumu depoya daldırdı üfledi falan bir şey gelmiyor. dedim ki ;

    - allah rızası için ya böyle mi boşaltılır abi depo. çağırın bir çekici yükleyelim en yakın lifte gidip kaldıralım öyle boşaltın illa altında bir yeri vardır. daha sonra yetikiliyi aradılar, yetkiliye bu fikrimi söyleyince o da bana ;

    - işine gelirse biz böyle yapıyoruz dediğinde çıldırdım ben. oğlum dedim sike sike yapacaksın.

    neyse telefonu kapattım bir hışımla ilerideki karakola gittim. dedim böyle böyle elimde resmi evrak olsun ben şikayetçiyim. neyse savcıyı aradılar savcı takipsizlik kararı veririm boşuna yazdırmasın demiş. ben inatla yazın dedim. neyse başladılar yazmaya. o esnada kimlik alınıyor ya. bir hararetlendi o da.

    o ana kadar sağolsun gerçekten çok hoş bir şekilde sohbet ediyorduk polislerle. o andan olayın sonuna kadar da çok keyif aldım geçirdiğimiz zamandan. haklarını helal etsinler burdan kendilerine sesleniyorum.

    neyse biri yanıma yanaştı abi ya dedi ;

    - senin iki tane yakalanman var. ifade vermemişsin. bir eskişehir bir izmir.

    eskişehirdeki babamla olan mevzum. karşılıklı yılların getirdiği hır gürle adam gaza gelmiş bana bir konuda dava açmış. sonra pişman olmuş ama şikayetini de geri çekmemiş.

    izmirdeki 85500 tl alacağım olan bir esnaf onu tehdit ettiğim ve başka bir gerekçe ile şikayetçi olmuş benden. hangi akla hizmet yaptıysa.

    neyse hemen apar topar kartal adliyesine gittik. önce izmir mevzusunu sordu nöbetçi savcı anlattım şansa da yanımda adama para yolladığım dekontlar ve adamın bana verip ödemediği senet vardı. onları gösterdim akabinde bir yazıyla ilgili itham edilmişim. 3 kere oturarak sağ elimle, 3 kere ayakta sağ elimle, 1 kere oturarak sol elimle, 1 kere ayakta sol elimle yazı örneği verdim. o mevzuyu kapattık. ama şunu anladım sol elle yazdığım yazı; yazı olarak adlandırılamaz bile.

    ordan eskişehir mevzusu ile bu sefer nöbetçi mahkemeye çıkarıldım. o esnada ilk parti polis arkadaşlar gitti diğer mesai saati değişiminden gelenlar katıldı bana. nöbetçi mahkemeye çıktık. hakim sordu mevzu ne vb neden gidip ifade vermedin. bend dedim babamın bu kadar borcu var daha önce zaten burdurda da yakalanmış ve aynı ifadeyi vermiştim gerek görmedim. zaten sonra sulh yoluna gittik ama demek ki davayı düşürmemiş dedim. akabinde savcı ceza alırsan ertelensin mi dedi? ceza alacağım bir durum olduğuna inanmıyorum ama ertelensin dedim.

    serbestsin dedi.

    düşümler için infaza gittik düşümler yapıldı karakola döndük. karakolda bıraktığım şarj ve şikayet dilekçem ile cebimi şişiren düşüm kağıtları ile benzinciye gittim. hemen pompacılar etrafımı sardı. dediler ki ;

    - abi anahtarı bırak sabaha halledelim biz bu işi.

    yok dedim arkadaş o iş öyle olmuyor. ben sabah firmanızı arıyorum , bilirkişi geliyor depodan yakıt örneği alıyor akabinde bu araba çekiciye yükleniyor yetkili servise gidiyor ve depo temizleniyor.

    çok dil döktüler dedim kusura bakmayın vicdan yapmam. ben hatalarımın bedelini her zaman çok ağır ödedim şimdi o pompacı arkadaş ya da pervasız yetkiliniz de aynı şekilde ödesin diyerek taksiye atlayıp eve döndüm.

    yani rutin bir pazar klasiği. geçen hata ölüm korkusu bu hafta daha geniş mecralı bir macera. haftaya ne olur beraber göreceğiz.
    #35864294 :)
  • sezen aksu şarkılarında geçen en güzel söz

    235.
    Sen de benim hatalarımdan birisin
    Sen en büyük günahların bedelisin
    Senin için harcanan zamana yazık
    Sen en güzel duyguların katilisin.
    #35857922 :)
  • yeni şeyler getiriyorum