• aydinoglu 10 un sözlüğe vedası

    1.
    olsa keşke dedirten başlıktır.
    #36081145 :)
  • intihar tedavisi olan bir hastalıktır

    1.
    intihar psikolojik bir hastalıktır. ve tedavisi bu eğilimde olan insanları sabırla dinleyerek sorunlarını çözmekte yardımcı olmaya çalışmaktır.

    hiç o noktaya gelmedim , ailemden ya da çevremden tanıdığım hiç kimse intihar ederek ölmedi. bir kere üniversitede 3 kat altımızdaki bir çocuk intihar etmişti merdivenden inerken polisin olay yeri incelemesinde görmüştüm ; kendisini asmıştı tavandan.

    niye astı ne derdi vardı bilmiyordum. hiç konuşma şansımız olmamıştı, tanışmıyorduk çünkü. öldükten sonra keşke tanısaydım derdi ne idi bilsem belki yardım ederdim diye düşünmüştüm gecelerce. ki 17 yıl sonra gene aynı sebepten geliyor aklıma. ama hep şunu düşündüm ;

    ne derdi olabilirdi 20 yaşında bir insanın. acaba ailesi ya da yakın arkadaşları tüm kelimelerine kulaklarını mı tıkamıştı ? bir aile neden vardır ki ya da bir arkadaş diğerinin derdine koşmuyorsa ortada arkadaşlık ilişkisi olabilir mi ?

    bilmiyorum ki o çocuk neden öldü o gün.
    #36081106 :)
  • grungseven

    1.
    yeni bir yazar. hoşgelmiş. inşallah kızıdr demeyeceğim elimde görüntüleri var.

    (bkz: sözlük kızlarının fotoğrafları/#36071202)
    #36071385 :)
  • donuz listesi çoğaldıkça artan sözlük kalitesi

    1.
    birbiri ile aynı anda pozitif olarak artan orandır. böylelikle ;

    gereksiz cinsel başlıklardan,
    ayarsız dinsel tartışmalardan,
    saçma kelime oyunlarından,
    mizahtan yoksun troll entrylerinden gözünüzü ve beyninizi arındırdığınız gibi oldukça da keyifli vakit geçirilebiliyormuş sözlükte.

    tek eksiği başlık açanın başlığını sol frame e taşıması, ona da en kısa zamanda bir çözüm bulacaklarını düşünüyorum.
    #36053086 :)
  • uludağ sözlüğün hababam sınıfını anımsatması

    1.
    Tek cümlelik tanım Yok, ÜZgünüm.

    Demin 18 mart Çanakkale zaferi başlığında ne yazdılar diye girip dolaşırken farkettim ki herkesi artılıyorum. Trolü normali herkes ne güzel dileklerde bulunmuş. Hepsi atalarına rahmet okumuş. Tek bir kişi çıkıp zır zop yorumda bulunmamış.

    Aklıma Hababam sınıfının ; Atatürk'ün gençliğe hitabesi sahnesi geldi. Kendimi Zühtü hocanın yanında kasılan kel Mahmut gibi hissettim sayenizde.

    https://youtu.be/6x5NSGyGyf4

    Çok duygusalım bugün neyse, herkese sevgiler.

    Çanakkale zaferinin 102.yılı kutlu olsun, ölenlerin ruhu şad olsun.
    #36048040 :)
  • pazar günü ölmek

    1.
    seçim şansım olsa ölmeyi tercih edeceğim gündür.
    cumartesi akşamından kalma hafif bir mayhoşlukla uyunmuş bir gecenin ertesinde güzel bir kahvaltı ile güne başladığınızı düşünün.
    son bardak çaydan sonra içeride sevdiğiniz kadının pişirdiği taze kahve kokusu gelmeli burnunuza.
    deniz manzaralı ya da orman manzaralı kocaman önü açık bir pencerenin kenarında berjerleriniz olmalı geniş geniş.
    kahve ile beraber içeceğiniz sigaranın yanında handelden sarabande çalarsa ve sevdiğiniz kadının gözlerinde tüm masum çocukların gülüşü varsa ölmemek için bir neden yok.
    yaşın bir önemi yok.
    yaşadıklarınızın da.
    sadece o an huzurlu olmak önemli olan.
    en büyük özgürlük ölümdür en keyifli anınıza denk gelen yaşamak zorunda olduğunuz bir ritüel.
    #36043734 :)
  • herkesi donuza ekleyip yalnızlıktan şikayet etmek

    1.
    Kendi kendine sol frame de başlıklara tıklayıp boş ekran karşısında iç geçiren, ahh ulan ne kadar yalnızım diye demogoji yapan yazardır.
    #36040842 :)
  • ben bu şarkıları hep sana sakladım

    1.
    http://video.uludagsozluk.com/v/geceler-kara-tren-79137/

    #36004645 :)
  • sözlükteki hollandalı yazarlar

    1.
    sözlükteki hollandalı yazarlardır.

    çok acil sözlük hesapları silinip ip adreslerinin polise bildirilmesi sureti ile deport yapılmaları gereken şahisyetlerdir.

    (bkz: eyy hollanda sen kimsin ya)
    #35994708 :)
  • abi az sonra para hesabında diyen esnaf

    1.
    iş yaptığınız para beklediğiniz ama o parayı bir türlü göndermeyen esnaftır.

    şimdi bunları küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak düşünmek lazım. çünkü büyük ölçekli işletmede kurumsallık esas alınmış ödeme günleri uzun dahi olsa hangi gün hangi saatte paranın yatacağı çok bellidir.

    ama diğer iki kısıma giren yavşak türü esnaflar ; iş yaptırana kadar götünüzden ayrılmaz. iş yapıldıktan sonra ilk etapta 1 hafta 10 gün süre verirsiniz. akabinde aradığınızda haftaya hallediyorum cevabını alırsınız. ama o hafta bir türlü gelmek bilmez. çünkü anneleri hariç orospu çocukluğu bir yaşam biçimidir bu tarz insanlar için. mesela örnek verecek olursak ;

    yaklaşık 3 aydır sadece 3300 tl alacağım olan bir esnaf bu hafta çark etti. dedi ki perşembe günü ödeyeceğim. eyvallah abi dedim. dün aradım bugün para yatmayabilir dedi cuma kesin hallederim. eyvallah dedim. bu tarz yavşak esnaf zaman kazanmak açısından cuma namazını da kılıp vakit kazandığı için cumadan sonra aradım. dedi ki saat 4 te. tam saat 4 te aradım hesap numaramı aldı. heyecanlanmadım değil bir an.

    neyse baktım saat 5 gelen giden yok aradım para garanti gelecek yollayacağım dedi. abi dedim aynı bankadan mı çalışıyorsunuz adamla ? evet dedi. demin mesaj attım abi saat 6 yı geçti cumaları mı karıştırdın diye. cevap dahi vermedi. bu entry i yazmaya başlamadan önce aradım meşgule attı. bende şöyle bir mesaj yazdım ;

    - abi al o parayı münasip bir tarafına sok. ben pazartesi seni icraya veriyorum üstüne de alamadığım paranın %20 30 u neyse yatırıp ihtiyati hacizle gelip çatır çatır alacağım. bu arada hayırlı cumalar abi tekrardan.
    #35975042 :)
  • hayallere sığmayan gerçekler

    8.
    bu kadar kısa zamanda hayal etiğim ama gerçekleşmesi en çok beni şaşırtacak bir gelişme yaşamıştım. yaklaşık yarım saat sitenin içinde bunların oturduğu apartmanı karşıdan gören bir bankın üstünde oturdum. aslında hangi evde kalıyordu onu bile bilmiyordum ama karşı pencerelerde bir hareketlilik olur düşüncesi ile bekledim. sonra kalktım canım yürümek istedi. bir taraftan da kalktıktan sonra kulağım telefondan gelecek bir mesaj sesine kilitlenmişti.

    dolana dolana yürüdüğüm yollardan eve geldim abim daha ayakta idi ama çoktan alkol kandaki üstünlüğü ele geçirmiş radyoda çalan ;

    bir kızıl goncaya benzer dudağın şarkısı eşliğinde son kadehi olduğunu tahmin ettiğim rakısını yuvarlamakla meşguldü. bana baktı bir göz kırptı. bir şey yok dedim, film güzeldi. bence sende git izle. pek konuşmadık zaten konuşulacak hali de yoktu.

    o uyuyunca ben balkona çıktım. belki o zamanın bize izin verdiği kadar cesurduk ya da aslında gençler hep benden bir adım önde idi. anlatmak istediğim ; bir öpücük benim için büyük anlamlar ifade eden bir gelişme idi. belki yerimde başkası olsa çoktan sevişme hayallerine dalmıştı ama bünyem benim bunu yapmama izin vermiyordu o zamanlar. balkonda otururken mesaj atıp atmamak arasında kaldım ama ne yazacağımı bilemediğim için hiç bir şey yazmadım. kalktım efkarımı dağıtsın diye bir duble rakı koydum içmeyi beceremeyince de döktüm. dolaptan bir bira aldım sigaramı yakıp yıldızlar arası bir oyun oynamaya başladım. sonrasında uyuyakalmışım. kalktığımda saat sabahın 5.30 u idi. gözüm hemen telefona kaydı ama değişkenlik gösteren herhangi bir durum yoktu. gittim ve ertesi sabaha düşünmek üzere 3 saatlik bir uykuya daldım.

    sabah diğer günlerden farksız başlamıştı ; rutin hızlı geçiştirilen bir sabah kahvaltısı akabinde abimin iş yerine gidiş süreci. aslında sabah hayatımdaki diğer günlerden çok da farklı başlamıştı ; hep o istediği pilli arabayı almış ama kumandasını kullanmayı bilmeyen çocuk gibiydim. kime ne anlatabilirdim ki ? kim vardı diye düşündüm abim, esra, teyzem, diğer kuzenim. ama hiç biri şu an bu konuyu konuşmak istediğim insanlar değildi. o anda kendi mahalleme yıkık evin duvarına ışınlanıp geri gelmek istedim. hemen arkadaşlarımı çağırır konuşur bir akıl alırdım ve eminim ki ciddiyetle dinlerlerdi. bu sırada esra da geldi iş yerine hızlıca gelip fazladan enerjik bir tavırla bana sarılıp ;

    - biliyor musun yarın akşam buraya geliyor orhan. orhan sevgilisinin ismi idi. sevindim senin adına diyebildim.

    senden bahsetmiştim dedi. seni tanımak ister, kıskançtır biraz da dedi gülümseyerek. aman dedim dayak yemeyelim sonra çocuktan gülümseyerek. ayrıca dedi bir iki insan daha tanırsın. hem sen akşamları ne yapıyorsun ki canın sıkılmıyor mu ?

    - yok dedim. oturuyoruz abim içiyor bende bir iki duble onunla yuvarlıyorum, şarkı dinliyoruz, yemek yapıyoruz yani keyfim şimdilik iyi zaten yakın zamanda da dönerim dedim. aslında ona aylini anlatmak için en uygun zaman diliminin o an olduğunu çok sonradan anlamıştım. ama anlatmadım.

    öğlen yemeği vakti geldiğinde bende bir hareketlilik yoktu. ilk hareketin aylinden gelmesine karar verdim. aslında yaptığı hamleden sonra özür dilemese hareket tarzımı geliştirebilirdim fakat o iki kelime olayın akışını benim kafamda değiştirmişti tümüyle.

    ertesi sabah rutin hareketlilik ve sessizlikten sonra akşama doğru abime ;

    - abi esranın arkadaşları gelecekmiş. ben eve gideyim de duş alıp hazırlanayım tanışayım hem bana da değişiklik olur dedim ve kalktım. aslında iş yerinde olmamın da ekstra bir katkısı yoktu ; pc başında solitaire oynamak harici tek katkım çalışanları işten alıkoyacak şekilde goy goy yapmamdı. eve giderken aşkı düşündüm ;

    kimsesiz bir duygu idi bana göre. insanların temelinde arkadaşlık veya dostluk yatan ilişkilerinin kırıntılarını bile yok edecek kadar acımasız bir duyguydu. düşünsenize beraber bir çok şeyi yapmaktan keyif aldığınız insan bir anda sesini dahi duymak istemediğiniz bir canlıya dönüyordu. hayatım boyunca kaç kişiyi kaybederim acaba diye düşünürken telefonuma bir mesaj düştü ;

    bu akşam müsait değilim ama sabah görüşelim olur mu ? sanırım beni yanlış anladın. evet gelen mesaj aylinden gelmişti. ve beni mutlu etmesi gerekirken iyice umutsuzluğa sürüklemişti. sadece 'olur' ve 'saat kaçta' demekle yetindim. aslında yarın sabah onu görecek olmak da bir yandan iyi gelmişti. bir an önce bu akşam geçsin istiyordum artık.

    hazırlandım esranın bana verdiği cafeyi buldum. yanında benden biraz kısa ama iyi giyimli yakışıklı bir erkek vardı. orhan olmalıydı. tüm mütevaziliğim ve gülümsemem ile geldim ve merhabalaştım. 10 15 dakika sonra isterseniz sizi yalnız bırakayım kaç zamandır görüşmediniz zaten. sanki rahatınızı bozuyorum gibi hissediyorum dedim. ama orhan hoş sohbet bir çocuktu korktuğum gibi beni dövmeye de kalkmamıştı. işin esprisi idi bu tabi ama kıskanmasına sebep olacak bir yakınlığımız olmadığını görmesi ve gevşemesi beni de onları da rahatlatmıştı. o esnada esra hızlıca lafa girdi ;

    - olur mu ya öyle şey zaten başka arkadaşlar da geliyor.. aa hatta girdiler bile cafeden dedi ve elini salladı heyecanla yüzünde koca bir gülümseme ile.. arkamı dönüp baktığımda el ele tutuşmuş bir kız bir erkek bize doğru ilerliyorlardı. erkek oldukça heyecanlı ve mutlu kız ise biraz gergin gibiydi. erkeği tanımıyordum ama kızı gözüm hemen ısırdı ;

    gelen aylindi. yanında sevgilisi olduğunu düşündüğüm kişi ile..
    .
    #35973325 :)
  • açık oylamasını istediğiniz yazar

    1.
    girdiğiniz entryleri açık oylamasını istediğiniz yazardır.

    bu kalabalık sözlükte denk bile gelmeme ihtimaliniz vardır.

    ama yine de sabah bildirim ikonu kıpkırmızı iken heyecanla açıp arayabilir gözleriniz.
    #35950906 :)
  • yurtdışında oynayan futbolcu ile gurur duyan insan

    1.
    genelde ülkemizin insanıdır.

    adam bunu meslek seçmiş. çatır çatır milyon dolarlar kazanıyor. hakkını da alıyor fazlası ile. kazandığı parayı ticarete yatırıp kat be kat katlıyor. senin hayatında içine bile giremeyeceğin evlerde oturuyor.

    senin elini tutmayı bırak göz göze gelemeyeceğin hatunlarla düşüp kalkıyor.

    ülkenin bayrağını mı dalgalandırıyor şampiyon olunca ? marşını mı okutuyor ? ülkenin dış borcu mu siliniyor ?

    ya da milli takımında yurt dışında oynadığı gibi top mu oynuyor ?

    sonra ben gurur duyuyorum.

    kendin bir şey başar kendinle gurur duy denilesi insandır.
    #35927861 :)
  • bütün takipçileri aydinoğlu olan yazar

    1.
    her geçen gün takipçi listesi artan fakat bir gün merakla ;

    ya bu kadar kısa sürede bu kadar takipçi yaptım, kim bunlar diyerek takipçi listesine göz atmasıyla sırasıya aydinoglu, aydinoglu 1, aydinoglu 2,3,4,5,6,7,8 şeklinde devam eden listeyi görmesiyle hayal kırıklığına uğrayan yazardır.

    kalabalık var ama kuru gürültü bile yok yazarıdır.
    #35918603 :)
  • tibb vs mechulkull vs profesyonel kamikaze pilotu

    1.
    şu anda sözlükte boş boş takılırken kafama takılırken karşılaştırma. bir kaç nick daha ekleyebilirim de çok da önemli değil. gençler sizin derdiniz ne ? ben sizlere şöyle bir çözüm öneriyorum ;

    - herkes tayfasını alsın ortak bir yerde buluşun yumruk yumruğa kapışın. ağzınızı yüzünüzü patlatın. silah, kesici alet olmasın ama. hatta canlı yayın yapın, takımlar açıklandıktan sonra da bahis yaptırayım bende sözlüğe. ne de olsa kasa kazanır.

    belki o zaman sol framede de gereksiz yere işgal olayını bırakırsınız.

    neyin kavgası gerçekten merak ediyorum.
    #35833326 :)
  • yeni şeyler getiriyorum