• çatlak kahve kupasında çiçek olmak

    1.
    dün akşam canım kahve çekti.. bir su ısıtayım da kahve yapayım dedim.. baktım sağda solda kupa yok makineden aldım bir tane, suyu ısıttım kahveyi koyup da suyu katınca baktım sızdırıyor yavaş yavaş.. hemen başka bir kupa çekip diğerine boca ettim kahveyi..

    çatlak kahve kupasını da çöp poşetine attım..

    sonra pencere önündeki koltuğa yayılıp bir taraftan sigaramı içip bir taraftan kahvemi yudumlarken ve aklımda türlü ütopyalar varken karşıda, kazı yaptıkları tren yolunda bir ayrıntı gözüme çarptı.. ki ben miyop bir adamım ama camı açıp ileriye bakınca nerdeyse kökünden sökülecek bir çiçek gördüm. bir kaç parçası ile toprağa tutunmaya çalışan bir garip..

    içerledim bize, insanlara bu kadar kötü olmak zorunda mıyız diye..

    çıktım evden tel bariyerlerden atladım.. çiçeğin yanına gittim, konuştum ; ölmemiş daha. umut var mı dedim ben tutunurum hayata dedi sen bir tutarsan elimden.. köklerini özenle temizleyip biraz da toprak alıp yanıma döndüm eve..

    aklıma kahve kupası geldi, gittim çöpten çıkardım içine toprağı sonra da evin yeni misafirimizi koydum.. aldım onu ilk gördüğüm yere penceremin önüne koydum dedim ki ismin ne?

    Meğerse en sevdiğim isimmiş.. meğerse en sevdiğimin sevdiği Çiçekte o imiş..

    Sonra dedi ki ;

    seni seviyorum sağol hayatımı kurtardığın için..

    bende seni seviyorum dedim susuştuk sonra..

    şimdi o mutlu ben mutlu..

    http://galeri.uludagsozluk.com/r/1382879/+
    #36239273 :)
  • bir sabah uyanınca ev arkadaşı edinmek

    1.
    dün geceye kadar yalnız yaşayan biri idim. sabah 8 de uyuyup 11 de çalan zile kalkınca baktım iki adam ellerinde bir yatak benim evime giriyorlar. oldukça sakin oturdum izledim. bir ara pencereden aşağı baktım parçalar yerine oturmaya başladı ;

    - kadın olanca sesi ile şarkı söylüyordu , sonra biz habire haydi içelim nidaları ile gönlümüzü eğliyorduk. o esnada klitlendiğim tek şey telefonumdu. aman en önemli biri bir şey yazar kaçırmayayım cevap vermezsem olmaz diye düşünürken beklemediğim birinden mesaj geldiğini hatırladım ;

    daha önce bir yazımda anlattığım tekel bayimiz uğur abi.. mesajda şöyle yazıyordu ;

    olm yengenle kötüyüz boşanıyoruz gelip 1 ay sende kalabilir miyim kapı dışarı etti beni. iki parça eşyam var zaten çok değil 1 ay. zaten sabah 9 da çıkıp gece 12 de geliyorum yazmıştı..

    o an bana başka bir şey dese denilse herşeyi yapardım sanırım. çünkü rakı insanın gönlünü de genişletiyor. bende üstüme düşeni yaptım cevap verdim ;

    ne demek abi olur mu öyle şey istersen gece gel..

    ama gece gelmedi. sabah ufak bir kamyonet iki hamal, bir yatak iki sallanan koltuk, 2 çanta, bir tv, bir dolapla kapımda idi. hoşgeldin abi dedim. sonra aldık sallanan koltukları parça deniz manzaralı camımın önüne koyduk. oturduk gerindi ;

    ohh be çok mutlu oldum sağol kardeşim dedi...

    bende bunun allahın beni sınama şekli olduğuna kanaat getirdim. çünkü sabah 6 dan beri bira içen bir adam vardı karşımda. alkol içmeyeceğim dediğim bir gecenin sabahında tekel bayici bir insanı 1 ay misafir etmek pek kolay olmayacak ama misafirse başımızla beraber..
    #36190985 :)
  • ben bu yazıyı vita yağ kutularına yazdım

    1.
    senden samimisi yok lan bu dünyada.
    kaç çiçeğe can verdin.
    kaç aşığın arasını yaptın pencere önlerinde sana kök salan çiçeklerden kopartılan dallarla.
    türkçe mealin yaşam..
    üstüne düşeni yapmakta bu kadar doğru başka bir varlık görmedim ben.
    can verdiğin çiçeklerin yapraklarından öperim seni.
    #36165723 :)
  • yetememe duygusu

    1.
    insanı berbat hissettiren duyguların başında gelir.
    her zaman ikili ilişkiler anlamında bakmamak lazımdır. belki de bakmak..
    çünkü her ilişki neticede ikili bir ilişkidir.
    bir işverenin işlerinin bozulup işçisine vereceği maaşı verememesi de bir yetememe duygusudur ;
    aynı işçinin eve giderken çocuğuna bir parça çikolata alamaması da.
    keza bir kadın ağlarken ve üzgünken onu sakinleştiremeyen erkeğin de yaşadığı aynı duygudur ;
    kadının adam onu sakinleştiremedi diye hissettiği huzursuzluk da.
    #36165370 :)
  • son kadeh eşiği

    1.
    geçilmemesi gereken eşiktir.

    bir dönem vücudundaki alkol oranı bilmem kaç promilden düşük gezmeyen bir insan olarak ne zaman o eşiği aştıysam sabah hep aynı cümleyi tekrarladım ;

    abi o mekandaki son dubleyi içmeyecektik.

    insanlar dışarıda alkol alınca iki seçenek vardır kafalarında ; eve gitmek ya da devam etmek. o son kadeh sizi dışarıda tutar, paranızı harcar, kavgaya sokar, sevgiliden ayırır, sevdiklerinizden ayırır.

    içmeyiniz o son kadehi.
    #36126968 :)
  • masada bir haftadır duran su şişesi gibi hissetmek

    1.
    20 yıllık bir arkadaşımla beraber çalıştığımız bir reklam ajansımız var. ben boyumla ters oranlı olarak ufak ortağım. kendimize ait genişçe bir kullanım alanı olan asma katta takılıyoruz burdayken. ikimizde tek bir masada işimizi görüyoruz onun harici bir toplantı masamız da var ama egolarımız olmadığı için rahatız kimin işi varsa o masada oturuyor.

    neden anlattım bunları ? masadaki şişeyi anlayabilmeniz için.

    yaklaşık bir haftadır masada laptopu koyduğumuz kısmın 30 cm kadar solunda bir damla su şişesi var ; ne içindeki miktar artıp azalıyor ne de bir cm dahi hareket ediyor. kim kimin koyduğunu bilmediği için sanırım hep bunlar. yani ortağım benim ben ortağımın olduğunu varsayıyoruz sanırım. ama bu durum gerçekliği değiştirmiyor ;

    bir süre sonra gözünüz alışıyor, yarın görmesem merak ederim mesela o şişeyi. bir o kadar önemsiz ki işgal ettiği yerden bile kimse kaldırmaya tenezzül etmiyor. içinde ne olduğu yani içilebilir bir su mu yoksa başka bir amaçla doldurulmuş su olduğunu bilmiyoruz..

    işte bazen ben o şişe gibi hissediyorum ;

    varlığımın önemli olmadığını hissetiğim, içimi dışıma yansıtmadığım zamanlar oluyor. hareketsiz duruyorum saatlerce, günlerce sadece izliyorum o şişenin şimdi bizi izlediği kadar. ve bir gün birisi kalk derse ya da varlığım ağır gelirse bir gün bir yerde gidecek kadar mağrurum en az o şişe kadar.

    belki de tinerdir diyorum içindeki şakaya gelmeyecek kadar ciddidir aslında şişe ve dokunma yanarsın demektedir içten içe...
    #36095267 :)
  • aydinoglu 10 un sözlüğe vedası

    1.
    olsa keşke dedirten başlıktır.
    #36081145 :)
  • intihar tedavisi olan bir hastalıktır

    1.
    intihar psikolojik bir hastalıktır. ve tedavisi bu eğilimde olan insanları sabırla dinleyerek sorunlarını çözmekte yardımcı olmaya çalışmaktır.

    hiç o noktaya gelmedim , ailemden ya da çevremden tanıdığım hiç kimse intihar ederek ölmedi. bir kere üniversitede 3 kat altımızdaki bir çocuk intihar etmişti merdivenden inerken polisin olay yeri incelemesinde görmüştüm ; kendisini asmıştı tavandan.

    niye astı ne derdi vardı bilmiyordum. hiç konuşma şansımız olmamıştı, tanışmıyorduk çünkü. öldükten sonra keşke tanısaydım derdi ne idi bilsem belki yardım ederdim diye düşünmüştüm gecelerce. ki 17 yıl sonra gene aynı sebepten geliyor aklıma. ama hep şunu düşündüm ;

    ne derdi olabilirdi 20 yaşında bir insanın. acaba ailesi ya da yakın arkadaşları tüm kelimelerine kulaklarını mı tıkamıştı ? bir aile neden vardır ki ya da bir arkadaş diğerinin derdine koşmuyorsa ortada arkadaşlık ilişkisi olabilir mi ?

    bilmiyorum ki o çocuk neden öldü o gün.
    #36081106 :)
  • grungseven

    1.
    yeni bir yazar. hoşgelmiş. inşallah kızıdr demeyeceğim elimde görüntüleri var.

    (bkz: sözlük kızlarının fotoğrafları/#36071202)
    #36071385 :)
  • donuz listesi çoğaldıkça artan sözlük kalitesi

    1.
    birbiri ile aynı anda pozitif olarak artan orandır. böylelikle ;

    gereksiz cinsel başlıklardan,
    ayarsız dinsel tartışmalardan,
    saçma kelime oyunlarından,
    mizahtan yoksun troll entrylerinden gözünüzü ve beyninizi arındırdığınız gibi oldukça da keyifli vakit geçirilebiliyormuş sözlükte.

    tek eksiği başlık açanın başlığını sol frame e taşıması, ona da en kısa zamanda bir çözüm bulacaklarını düşünüyorum.
    #36053086 :)
  • uludağ sözlüğün hababam sınıfını anımsatması

    1.
    Tek cümlelik tanım Yok, ÜZgünüm.

    Demin 18 mart Çanakkale zaferi başlığında ne yazdılar diye girip dolaşırken farkettim ki herkesi artılıyorum. Trolü normali herkes ne güzel dileklerde bulunmuş. Hepsi atalarına rahmet okumuş. Tek bir kişi çıkıp zır zop yorumda bulunmamış.

    Aklıma Hababam sınıfının ; Atatürk'ün gençliğe hitabesi sahnesi geldi. Kendimi Zühtü hocanın yanında kasılan kel Mahmut gibi hissettim sayenizde.

    https://youtu.be/6x5NSGyGyf4

    Çok duygusalım bugün neyse, herkese sevgiler.

    Çanakkale zaferinin 102.yılı kutlu olsun, ölenlerin ruhu şad olsun.
    #36048040 :)
  • pazar günü ölmek

    1.
    seçim şansım olsa ölmeyi tercih edeceğim gündür.
    cumartesi akşamından kalma hafif bir mayhoşlukla uyunmuş bir gecenin ertesinde güzel bir kahvaltı ile güne başladığınızı düşünün.
    son bardak çaydan sonra içeride sevdiğiniz kadının pişirdiği taze kahve kokusu gelmeli burnunuza.
    deniz manzaralı ya da orman manzaralı kocaman önü açık bir pencerenin kenarında berjerleriniz olmalı geniş geniş.
    kahve ile beraber içeceğiniz sigaranın yanında handelden sarabande çalarsa ve sevdiğiniz kadının gözlerinde tüm masum çocukların gülüşü varsa ölmemek için bir neden yok.
    yaşın bir önemi yok.
    yaşadıklarınızın da.
    sadece o an huzurlu olmak önemli olan.
    en büyük özgürlük ölümdür en keyifli anınıza denk gelen yaşamak zorunda olduğunuz bir ritüel.
    #36043734 :)
  • herkesi donuza ekleyip yalnızlıktan şikayet etmek

    1.
    Kendi kendine sol frame de başlıklara tıklayıp boş ekran karşısında iç geçiren, ahh ulan ne kadar yalnızım diye demogoji yapan yazardır.
    #36040842 :)
  • ben bu şarkıları hep sana sakladım

    1.
    http://video.uludagsozluk.com/v/geceler-kara-tren-79137/

    #36004645 :)
  • sözlükteki hollandalı yazarlar

    1.
    sözlükteki hollandalı yazarlardır.

    çok acil sözlük hesapları silinip ip adreslerinin polise bildirilmesi sureti ile deport yapılmaları gereken şahisyetlerdir.

    (bkz: eyy hollanda sen kimsin ya)
    #35994708 :)
  • abi az sonra para hesabında diyen esnaf

    1.
    iş yaptığınız para beklediğiniz ama o parayı bir türlü göndermeyen esnaftır.

    şimdi bunları küçük ve orta ölçekli işletmeler olarak düşünmek lazım. çünkü büyük ölçekli işletmede kurumsallık esas alınmış ödeme günleri uzun dahi olsa hangi gün hangi saatte paranın yatacağı çok bellidir.

    ama diğer iki kısıma giren yavşak türü esnaflar ; iş yaptırana kadar götünüzden ayrılmaz. iş yapıldıktan sonra ilk etapta 1 hafta 10 gün süre verirsiniz. akabinde aradığınızda haftaya hallediyorum cevabını alırsınız. ama o hafta bir türlü gelmek bilmez. çünkü anneleri hariç orospu çocukluğu bir yaşam biçimidir bu tarz insanlar için. mesela örnek verecek olursak ;

    yaklaşık 3 aydır sadece 3300 tl alacağım olan bir esnaf bu hafta çark etti. dedi ki perşembe günü ödeyeceğim. eyvallah abi dedim. dün aradım bugün para yatmayabilir dedi cuma kesin hallederim. eyvallah dedim. bu tarz yavşak esnaf zaman kazanmak açısından cuma namazını da kılıp vakit kazandığı için cumadan sonra aradım. dedi ki saat 4 te. tam saat 4 te aradım hesap numaramı aldı. heyecanlanmadım değil bir an.

    neyse baktım saat 5 gelen giden yok aradım para garanti gelecek yollayacağım dedi. abi dedim aynı bankadan mı çalışıyorsunuz adamla ? evet dedi. demin mesaj attım abi saat 6 yı geçti cumaları mı karıştırdın diye. cevap dahi vermedi. bu entry i yazmaya başlamadan önce aradım meşgule attı. bende şöyle bir mesaj yazdım ;

    - abi al o parayı münasip bir tarafına sok. ben pazartesi seni icraya veriyorum üstüne de alamadığım paranın %20 30 u neyse yatırıp ihtiyati hacizle gelip çatır çatır alacağım. bu arada hayırlı cumalar abi tekrardan.
    #35975042 :)
  • yeni şeyler getiriyorum